Bu Blogda Ara

17 Nisan 2017 Pazartesi

Evde ombre yapımı, omre nasıl yapılır, evde saç nasıl açılır, oryalle saç açma

Selam Makyajdaşlarım
Başlıktan anlaşılacağı üzere bugünkü konumuz: evde ombre yapımı, omre nasıl yapılır, evde saç nasıl açılır, oryalle saç açma
Arkadaşlarım daha öncelerden röfleymiş sarı saçmış bunları sadece kuaförler yapabilir sanıyordum üstelik çok çok pahalı uygulamalardı. Ama biraz cesaret ve araştırmadan sonra gördüm ki aslında bunlar tek başına bile çok kolayca yapılabilecek saç uygulamaları. An itibariyle 6 ay içinde 4. kez saçımı oryal ile açmış bulunuyorum. Gelelim nasıl yaptığıma.

Makyajdaşlarım, güzelliği arayan sevgili yolcular... Öncelikle bunun bana kaç liraya mal olduğunu yazmadan geçemeyeceğim. Dostlarım bu uygulama yalnızca ve yalnızca 15-20 TL arası. Geçtiğimiz yaz yani 2016 yazında 8 TL ye Palette Deluxe UIL saç açıcısını aldım. Şimdilerde daha pahalı olmuş,  hadi olsun 15 TL ama indirimden daha ucuza alabilirsiniz. Boya olarak da Exicolor İsveç Sarısı rengini kullandım, onu da internetten www.nevashop.com dan kargo ücreti ödemeden aldım. bir kutu boya bile alsanız kargo ücreti ödemiyorsunuz. Buradaki en önemli nokta kızlar, her şeyden önce küçük paket lastiğine benzer neon renkli bebek lastiklerle saçı krepe yapıp (internette ombre yapımı yazın video izleyin), bu lastiklerle hem nereden başlayacağını dengeli bir şekilde ölçerek ayarlıyorsunuz hem de krepe yaptıktan sonra birbirine karışmasını önlüyorsunuz.

 Palette Deluxe UIL saç açıcısını yapyığım krepelere bol miktarda sürdüm. Saçımda daha önceki yazılarımda anlattığım kahverengi-gümüş-platin renklerin karışımdan oluşan koyu kahve boya vardı. Açıkçası açıcı acaba açar mı diye tereddüt etmedim değil. Ama bu yersiz çıktı yarım saatte mis gibi platin oldu saçım, tekrardan belirteyim 6 ayda 4 kez oryalle saçım açıldı, kopma yok, yanma yok. Oyüzden korkmayın arkadaşlarım yarım saatte saça birşey olmuyor ama eğer diplerine uygulayacaksanız o konuda çok deneyimim yok, ablamın saçlarını bir kez açmıştım 20 dakika yetmişti platin olmaya. Neyse işte yarım saat sonunda saçlarımı yıkadım kuruttum, ardından boya işlemine geçtim.
Boya işi doğrusunu söylemek gerekirse çok zordu. Krepeleri lastikle bağlayınca çok kolaylaşmıştı işim. Ama boyarken böyle bir şansım yoktu. Exicolor İsveç Sarısı  renginin tamamı uçlarına çok geldi, yarım tüp boyayı pisi pisine dökmüş bulundum. eğer benim gibi 5 parmak kadar ombre yapıyor ve saçınız da çok gür değilse yarı tüp boya yeterli, oksidan 40 volüm kullandım ve normalde kullanılandan yarım ölçek daha fazla kullandım. 25 dakika da boyayı tuttum veee işte sonuç:







 Bu yukarıdaki foto doğal kapalı mekan gündüz ışığındaki görünümü daha bej görünüyor tam istediğim renk
 Bu foto ise beyaz floresan ışığı altındaki hali, küllü platin görünümünde,

NOT: Sevgili arkadaşlarım saçımın çok fazla açılan bazı bölgelerinde sanırım yanma oldu, eee tam 4 kez oryelle açtım saçımı, ama genel olarak sıkıntı yok sadece beyaza yakın açılan bazı yerleri plastik bebek saçı gibi olmuş ve kolayca kopuyor. Bunu da söylemiş olayım.


Siz de tecrübelerinzi burada yorum olarak paylaşırsanız ben de yeni şeyler deneyebilirim dostlarım. Yaşasıııııın Yenilikkkkk......
Devamını oku »

12 Nisan 2017 Çarşamba

Kryolan Supracolor NB

Selam Makyajdaşlarıııım,
Bugün sizlere başlıkta da belirttiğim gibi Kryolan Supracolor NB fondöteni tanıtacağım.
UYARI: 18-20'li yaşlarındaki arkadaşlarım bu yazı sizler için değil. Zira  cildiniz tazecik, yumuşacık, pürüzsüz, gayet de nemli şu yıllarda, bir göz kalemi bir ruj fresh güzelliğiniz için yeterli. Bu yazdığım fondöten 30 ve sonrası için kullanılmasının daha doğru olduğunu düşündürecek kadar ağıııır, yağlı birşey. Yani bırakın cildiniz ışıldasın, kapamayın o gençliğin verdiği diriliği, ışıltıyı. Ama sivilcelerim vaaar dediğinizi duyar gibiyim, o yüzden de onları kapamak için su bazlı likit kapatıcılar yeterli olur tüm yüzünüze bu ve bunun gibi fondötenleri sürüp de sizi balmumundan yapılmış sanmasınlar :D
Çok sayın makyajdaşlarım bu bloğu yazıyorum çünkü herhangi bir kozmetiği ya da bakım malzemesini tüm yönleriyle görün istiyorum. Reklamlar çoğu zaman gerçekçi değil, siz hiç benim ürünün vasat şöyle şöyle iyi ama böyle zayıf tarafları da var dendiğini duydunuz mu? Hepsi eşsiz, hepsi mucize... O yüzden eleştirmek üzere geldim, iyisiyle kötüsüyle. Özetlemek gerekirse
her ürünün başarılı ve zayıf tarafları var, ben anlatayım siz de karar verin. Çünkü satış görevlilerine danışıyorsun oooooh ne laflar ne harikalar, ama içeriğini soruyorsun tamamen saf doğal koruyucu yok diyorlar. Duuuuuuuuuuur! Ağır ol! Arkadaşlar söylemiyorum danışırken atıp tutuyorlar, sonra ben bir içeriğine bakayım diyorum, ama bunda koruyucu var, mineral yağ (parafin ucuz, zararlı) var, silikon var, cart var curt var diyorum, yaaa hık mık diyorlar. Yerler mi, yemezler! Çünkü ben bir yıl kozmetik dersi aldım, 3 yılda kimyasallarla ilaçlarla ilgili her şeyin eğitimini. Demem o ki bilmezseniz kandırıyorlar. Şimdiye kadar bir gratis mağazasında bir görevli pastel in sıvı mat kalıcı rujlarından alacaktım, lorealinki kadar kalıcımı dedim, yok değil diye cevap verdi, dürüstçe söyledi.

Laf lafı açıyor gelelim asıl konumuza: Kryolan Supracolor fondöten. Bendeki 30 mL'miş ben 55 mL sanıyordum. Dağıta dağıta bitiremedim. Bitmeyen fondöten bulmuşlar :D İşte fotolar:



fotoda bilumum lekeler, benler...


Krayolan Supracolordan sonra sağ tarafta lekeden, benden eser yoook :D

Artıları:
İnanılmaz derecede kapatıcı, porselen makyaj yapılıyor
Çok geniş renk seçeneği var
Kuru ciltler için yağlı yapısından dolayı rahatlatıcı

Eksileri:
Çok yağlı, gres yağı desem yeridir, yani çok ağır bir yapısı var, yüzünüzde makyaj olduğunu her an hissettiriyor
Cilde hiç hava aldırmıyor, bana kaşıntı yapıyor
Yapay bir görünüm veriyor
Çok bulaşıyor kıyafete, telefona

Neden Almalısınız:
Çünkü çok mükemmel kapatıcılığı var, 8 mL'lik ambalajı hergün makyaj yapmayanlar için yeterli. Bence daha çok gece makyajlarında ve günlük kullanımda da sadece leke kapamak için kullanılmalı. Ben okumuştum bloglardan çok yağlı çok ağır günlük kullanılmaz diye sonuna kadar haklılar. Evde bulunmalı ama en küçüğü, allem edip kullem edip beni ikna ettiler 30 mL'yi aldım en sonunda , sizler ikna olmayınız.




Kullananlardan yorum bekliyorum ki hep beraber zengin bir arşiv oluşturalım a dostlar!!!
Devamını oku »

11 Nisan 2017 Salı

Köpük fondöten Rival de Loop

Sevgili Makyaşdaşlarım,
Blog yazmaya hızlı başladım sadece işten yorgun düştüğüm aralarda yazabiliyorum, eve gidince de beni bekleyen küçük bir canavarla üzerimden fil geçmişliğin verdiği bir ağırlık kalıyor. Aslında tüm makyaj, bakım vs zulom evde. Buraya birkaç tane almışım da Allah tan onları yazıveriyorum. Umarım bu  hafta sonu şööööyle toplu bir tanıtım yapabilirim de benim gibi bir şey alırken titizlenen, sık sık alerji olan siz canlarıma faydam dokunur.
Aslında şimdi tanıtacağım Rival de Loop köpük fondöteni (hem 01 hem de 04 numarasını aldım ki allık yerine 04 olan koyu rengini kullanayım da kemik yapımı şekillendirebileyim) meraktan aldım. Köpük köpük neredeyse 6-7 senedir merak ediyordum, bir gün bakınırken "al gitsin kızım ya ne olacak 11 TL) dedim, neye vermiyorsun bu parayı" hemen iki rengini alıverdim. Ama birşeyi gözden kaçırmıştım daha doğrusu görmezden geldim, rengini bileğimin içinde denedim (malum herkesin kullandığı testerler hiç de hijyenik değil, düğün makyajım için kendime mac studio fix fondöten almıştım sırf öyle herkesin kullandığını bana kullanamsınlar diye), bir de spot ışıkların yanıltmacasını da eklersek yanılma payım çok yüksek oldu. Aslında cildime çok da uymayacağını biliyordum çünkü iyi markalardan mac studio fix NC 20 hariç hiç birisi benim sarı benizli asyalı rengime hiç uymuyor, çünkü bu markaları avrupalılara uygun pembemsi tonlarda üretiyorlar. İkinci bir handikapı da cildim bir yaprak kadar kuru olan benim gibi kişiler için hiç uygun değil, çünkü mat, kuru bir bitiş sağlıyor sanki yüzümde balık pulu varmışçasına çok acımasız bir şekilde kuruluk sorununu suratıma suratıma vuruyor, hatta kırışıklıkları da belirginleştiriyor, o nedenle sanırım young serisi :D Yağlı ciltlerde çok iyi bir bitiş olacağını tahmin ediyorum. Renk skalası da çok az 4-5 farklı rengi var ki yeter mi hiç sonuçta kaç farklı cilt tonu var, en az 12 ton olmalı benim fikrim. Fondöten orta kapatıcılıkta, mat bitişli, hafif, dokunma hissi çok iyi, yağsız gibi bir his veriyor.




Bu fotoğrafta yüzümde krem de dahil hiç birşey yok


Bu fotoğrafın sol tarafında ise Rival de Loop Young soft and matt mousse 01 light fondöten var. Aslında hiç de kötü değil kadifemsi bir his bırakıyor, kapatıcılığı orta düzeyde ama görüntüde benim cildimi çok pullu gösterdi fotoğrafta detaylar görünmüyor çünkü. Yağlı bir cildiniz varsa yüzünüzde çok güzel hafif bir ışıltı bile olabilir, çok başarılı olacapını düşünüyorum. Fondöten hissi hiç yok kustüyü gibi hafif bir fondöten, ah azıcık yağlı olsaydı cildim seve seve kullanırdım. Kuru ciltli makyajdaşlarıma önermiyorum.

Diğer bir kaç fondötenden de bahsedecek olursam ki bazılarını bitirdim, en sonunda MAC Studio fix alana kadar bi okadar parayı maybelline afinitone, flormar, max factor.. vs markalara verdim. Maybelline afinitonun dokusu çok başarılıydı cildi porselen bebek gibi yapıyordu, akmıyordu, bulaşmıyordu ama rengi pembemtraktı ve bende maske gibi duruyordu, Flormar perfect coverage rengi çok uyuyordu ama şimdi söyleyeceğim saçma gelmesin kryolan supracolor gibi çok kapatıcıydı fakat aynen onun gibi vıcık vıcıktı daha da kötüydü çünkü hem de likitti ama Allah için rengi çok iyi uymuştu, kapatıcı olsun renk çeşitliliği de çok olsun derseniz alınabilir ama çok ağır, Max factor facefinity de aynı maybelline afinitone gibi yüzü porselen bebek gibi yapıyordu ama rengi kireç gibiydi bir koyusu da pespembeydi bu da bana olmadı yani, yalnız şunu söyleyebilirim tüm bu benim denediğim fondötenler eğer rengini ve kullanım amacını uygun bulursanız çok güzel sonuçlar verebilecek ürünler, bana sadece ya rengi ya da beklentim uymadı.)NOT: arkadaşlar kullandığım uygun fiyatlı ürünleri anlatıyorum çünkü kötü değiller. Herkes Channel, Estee Lauder, Yves Saint Laurent alamaz, ben almıyorum. Çünkü o kadar zor memnun olan mükemmeliyetçi bir insanım ki bir makyaj malzemesine 200 TL verirsem en ufak kusuruna dayanamam. Uygun fiyatlı olunca çok yüksek beklentilerim olmuyor, ama bu demek değil ki çer çöp kullanmayacağım, en uygun fiyata en kalitelisini almak önemli olan. Biz ünlülerle yarışamayız arkadaşlar, gerçekçi olalım. Şunu unutmayın: HER BÜTÇEYLE GÜZELLİĞİNİZİ ORTAYA ÇIKARABİLİRSİNİZ. bazen 5 TL'lik bir göz kalemiyle, bazen 10 TL'ye muhteşem bir göz farıyla. Güzelliğinizi ortaya çıkarın ama markaların kölesi olmayın. Eczanelerde, Rossman'da, Gratiste vs. satılan ürünleri güvenle alabileceğinizi düşünüyorum. Ama şu da bir gerçek benim gibi bebek şampuanı bile alerji yapıyorsa en pahalı marklar bile alerji yapabilir, bunu markaya bağlamayın tamamen sizin cildinizle ilgili bir durum.
Devamını oku »

Kapatıcılar

Sevgili Makyajdaşlarıııım,
Bugün sizlere çok ama çok memnun olduğum bir kapatıcıyı tanıtacağım. İki yıl önce doğum sonrası aşırı yorgunluktan gözlerim rakun gözü gibi mor halkalarla çevrilmişti. Ben de nasıl bir kapatıcı alsam diye düşünürken eşimin kardeşi şuan bahsedeceğim kapatıcıdan almıştı. Loreal Truematch concealer 04 beige. Ben de bir koşu gittim 2 yıl önce 20 TL'ye aldım. Çok sık makyaj yapmasam da iki yıl oldu hala bozulmadı, hala bitmedi.
Esas önemli kısmını yazıyorum. Nasıl bir üründür bu? Loreal markası orta fiyatlı genellikle orta kaliteli ürünler sunuyor. Ama bu kapatıcısı fiyatının çok üzerinde iş görüyor. Az sonra fotoğrafları da atacağım ki ne kadar kapatıcı olduğunu görün.
Bu ürün eskiden alışık olduğumuz kremsi kapatıcıların aksine sıvı formda likit yani, fırçasıyla kullanılıyor. Kullanmadan önce fırçanın ucunu kenarına sıyırmanızı tavsiye ediyorum çünkü o kadar kapatıcı ki ucuyla bir iki pıtpıt yapmak yetiyor. Çok hafif yüzünde olduğunuzu hissetmiyorsunuz. Öyle ağır vıcık vıcık yağlı yapıda değil.Bir arkadaşım Mac Studio fix kapatıcı kullanıyordu, onunla yarışır diyebilirim puan olarak söyleyecek olursam Mac Studio fix kapatıcı 10 puan verirsem bu da 8,5-9 alır, ama fiyatı 5 te biri. Az parayla çok işler yapmayı seven bizler için mükemmel bir ürün. Madem kapatıcı dedik bir kapatıcıdan daha bahsedeyim. Kryolan marka bir fondöten aldım neydi modeli dur şimdi internetten bakıp söyleyeyim. Krayolan supracolormuş. Ben aslında tunalı hilmi caddesindeki mağazasından oğlumla doktor dönüşünde oradan geçtiğimiz için bir gireyim dedim. Amacım dene amaçlı 8 ml'sinden almaktı. Kız beni ikna etti 55 ml aldım. O zaman 103 TL fiyatı vardı şimd baktım 160 olmuş. Ablama, kardeşime, görümceme küçük kaplarda verdim sıyırıp sıyırıp. Aman Allah ım o nasıl bir fondöten, sür sür bitmez, çok kapatıcı, yüzümde milyonlarca ben var hepsini kapatıyor. Ama nasıl vıcık vıcık yağlı, gres yağı gibi. Yüzümü kaşındırıyor nefes alma diye birşey yok. Kryolan supracolor kesinlikle herkeste bulunmalı ama 8 ml'si ve sadece gece makyajında tercih edilmeli ya da benim gibi aşırı mor gözaltlarında.

Loreal True match concealer 04 beige fotoları




Fotolarda da gördüğünüz gibi azıcık miktarla nasıl morluk diye birşey kalmadı, halkalar kapandı, Hatta kırmızı damar beni bile çok etkin bir şekilde kapandı. Ben kullandım memnun kaldım. Bu fiyata dışarıda tek kişilik yemek bile yiyemezsiniz. Bence daha fazlasını hakediyor, hafifliği ve bu hafifliğe bu kadar ucuz olması benim gönlüme taht kurdu adeta.
Devamını oku »

10 Nisan 2017 Pazartesi

Saç boyaları, felaketler ve düzeltme yolları ve minik tüyolar, en detaylı, en uzun yazı, okuyun feyz olsun makyajdaşlarım-2

Sevgili Makyajdaşlarım,
Bir önceki yazımdaki fotolarda yer alan onca güzel renge rağmen artık ben eski ben değildim. Evde kolayca ve çoooook ucuz (yalnızca 5 TL, yani 2 dolar bile değil) çok güzel renkleri yeni karışımlar yoluyla elde edebilmemin tadına varmıştım bir kere. Daha da fazla renk denemeliydim. 
Kendime öyle bir güven gelmişti ki o güzelim küllü kumral saçlarımı bir kez daha oryalle açtım, sonra hiç boyamadan öylece bıraktım. O kadar ki her türlü kombinasyonu denemeliydim. Açıcı ile açılıp öyle garip, mahzun, çırılçıplak bırakmıştım saçlarımı. Ama artık üç kez açılmıştı yalnızca üç ay içerisinde ve saçlarım baya keçe gibi sertleşti, gözüm dönmüştü bir kere, ne olursa olsun elime parça parça kopana kadar devam dedim kendi kendime ve iki hafta öyle muz renginde dolaştıktan sonra aslında normalde hiç beğenmeyeceğim scwarzkopf vital 8.77 tarçın bakırmıydı adı neydi  rengine boyadım. Hele hele hele hele, tey tey tey :D  arkadaşlarım saçlarım bildiğiniz kırmızı oldu bayrak gibi. Gece saat 23.00, günlerden pazar, yarın mesai var. Breh breh breh breh. Neyse ki istifçilik huyum sayesinde evde bir sürü boya vardı o ucuz bu indirimde marketten bile boya aldım yaaaaa! Hemen kilerimdeki 7.57 numara Palette tarçın kahve boyamı çıkardım ve boyadım. Neyse yıkadım falan ama aynaya bakamıyorum, gece saat 01.00, horoz diyor ki bana "yav hürü git bi yat da ben de öteyim sabah oldu bea" :D  sonuçta ambalajdaki o güzel tarçın kahve gibi birşey olur sandım ama alttaki renk o kadar kırmızıydı ki anca bu kadar oldu. Resim Lütfen:




Esasında çok güzel bir renk oldu, yaklaşık 5 hafta kullandım bu rengi. Ama o da tüm kızıllar gibi soldu altındaki kırmızının etkisiyle pembemsi soluk bir kızıla dönüştü ben de saçımın kendi rengine dönüp tekrar açıp (4 olacak) exicolor isveç rengine boyamaya karar verdim. 

Şimdi sizlere HAYAT KURTARAN BİR TARİF. Not alın hanımlar beyler bu hepinize. 
yukarıdaki adının ne olduğunu bilemediğim kızılı (Filiz kızılı olsun bence ne de olsa ben buldum yanlışlıkla :D ) bile kapatan küllü koyu kahve bildiğiniz acı kahve tarifini hayrına veriyorum ki kuaför kuaför gezip bi de kuaförle kavga edip saç başa yoluşmayın diye!!!!

Alttaki saçınız bu kadar kızılımtrak, turuncumtrak olsa da ve de 30 yaşındaysanız (30 yaşında olmanız şart değil), ve acı kahve renge boyamak istiyorsunuz. Hadi başlıyoruz:

1. 3/4 tüp palette 3.0 koyu kakao renginde bir boya 
2. 1 sigara izmariti boyunda tüp nevacolor 9,01 gümüş gri
3, Neva color 11.10 küllü açık platin 
(isimler tam doğru olmayabilir ezberden yazıyorum ama önemli olan numaraları şekerler)

hepsini karıştırın 20 volüm oksidanı bolca ekleyin, kardeşinizi ikna edin, boyatın. Saçınızı durularken önce iyice akıtın boya kalmasın sonra çok yumuşak şampuanla sadece 1 kez yıkayın. loreal mucizevi yağ güzelleştirici kremi sürün iyice yedirin durulayın (durulanmaz diyor ama ben en iyi sonucu saç kremi gibi kullanıldığında alındığını gördüm) ve üç gün saçınızı yıkamayın. İşte size acı kahve saçların formülü. Teşekkürlerinizi duyar gibiyim, rica ederim.
İşte fotolar:




Gördüğünüz gibi özellikle alttaki fotoğrafta neredeyse tamamen aynı renk oldu, sadece belki yarım ton belki o kadar bile değil daha koyu kaçmış ama hem acemi biri olarak hem de altında çok cırtlak bir kızıl turuncu vs renk olduğundan yine de kendi açımdan çok başarılı buldum. Yıllar önce bi kuaför teyzeye gitmiştim saçımın kendi rengine yakın bir renk boya demiştim, dipleri karamel aşağıları bildiğiniz koyu kahve olmuştu. O nedenle acemi de olsam en azından o kadar kötü yapmayı başaramam :D





Devamını oku »

Saç boyaları, felaketler ve düzeltme yolları ve minik tüyolar, en detaylı, en uzun yazı, okuyun feyz olsun makyajdaşlarım-1

Sevgili Makyajdaşlarım
Son zamanlarda çok kafa yorduğum bir konu hakkında yazacağım sizlere. Kasım 2016'da kuaförde başladığım maceramı tüm detaylarıyla anlatacağım sizlere. Acaba ne diyeceksiniz çünkü direk daldım konuya. Konumuz: saç boyalarıyla şu kısacık zamanda (5 ayda) yaşadığım büyüüüüüük maceralar...
2016'da yaşadığım çok büyük olaylardan sonra saçlarını boyamaya son derece ilgisiz olan ben (doğal rengimi çok seviyorum, doğal doğal.... diye dolaşırken) bir anda kendimi rüyalarıma bile girecek (kabus seviyesinde deneyimler yaşadım) bir serüvenin içinde buldum. Risk almayı hiç sevmeyen biri olarak en son "Neyse yeaa, nasıl olsa saçlarım uzun. Nolcak ki bir ombre yaptırsam uçlarına, beğenmezsem de kestiririveririm zaten." dedim ve bu yola çıktım. Önce evimin yakınında instagramda binlerce takipçisi olan çok ünlü bir kuaföre gittim. Bu arada Ankara Batıkenette yaşıyorum. Neyse kadına anlattım uzun uzun detaylı anlatmam 15-20 dakika sürdü. Dedim ki bak ben çok zor memnun olabilen bir insanımdır, uçlarına azıcık ombre istiyorum, kesinlikle altın, turuncu gibi yansıma istemiyorum, ama küllü de olmasın, bej istiyorum bej bildiğin bej sarısı. Tamam dedik anlaştık bana Amber Heard'ın saç rengini gösterdi HAH İŞTE CINIM BENİM YAA İŞTE BUUUUU! diye mutluluktan helyumlu balonlar gibi havalara uçtum. Neyse şekerler sonra uzun sürer mi dedim. Yok 2-3 saat saçın da zaten boya yok doğalmış çok kolay ve kısa sürecek dedi. Arkadaşlar tam 5 saat kaldım iyi mi! Kocama süpriz yapacaktım neredeyse yetişemiyordum işten dönüşüne. Aslında kadını da çok sevdim çok konuşmayan bir kuafördü kendileri (Çok şaşırdınız değil mi). Neyse yaptı güzel de oldu Allah için. Eve çok mutlu, musmutlu döndüm. Annemle kardeşim de çok beğendi. Ama arkadaşlar 250 TL verdim olsun ya neticede çok güzel olmuştu. 30 yıllık hayatımda olsundu 250 tl bikereliğine. Neyse canlar eşim de geldi çok beğendi. Hem kendim hem de eşimle yüzleeeeerce selfie çektim :) suyunu çıkardım ama nasıl keyifle yaptım. Evvveeet.... gelelim kurufasulyenin yararlarına. İki üç kere yıkadım, Oh my God.... Haaaaaaaaaaaaayıııııııııııııııııııır. Kadın bana demişti ki sarı saç yıkandıkça güzelleşir. Ne alaka saçım afedersiniz sarının ishal olmuş tonuna döndü. Oğlum olsa iiiiiiiiyyyeeeeeek derdi, ben de dedim zaten. İşte ondan sonra kayış koptu bende. Hem çeyrek binlik vermiştim hem de saçım ishal olmuştu :((((( :D
A dostlar sadece 5 ay olmuş bir kere kuaför 2 kere de ben toplam 3 kere oryal, açıcı (her ne zımbırtıysa) onunla açtım saçlarımı, kaç kere boyadığımı anlatamam, ortalama her iki haftada bir boyar oldum. Şimdi hangisiyle hangi karışımlarla boyadım anlatayım tek tek. Ama şunu da belirteyim ki blog açacağımı bilseydim hepsinin tek tek fotosunu çekerdim. Amam arkadaşlar hep kazıklan, hep hayalkırıklığı. Dedim ki benimle aynı şeyleri hissedenlere bir yol göstereyim. Çünkü en değer verdiğim şey ürünün etiketinde yazan şeyler ya da resimler değil, yaşanmış tecrübeler. Ben yaşadım siz yaşamayın ya da iyi bir şeyse ben yaşadım siz de yaşayın. Yani internette reklamdan başka birşey yok ağzını yaya yaya yalan söylemeler, şöyle iyi böyle iyi. Kötüye kötü derim arkadaş. Bir de arkadaşlar şunu söyleyeyim az sonra yazacaklarımı bir eczacı titizliğiyle hazırladım. Benim saçım bu (mal budur), üstündeki boya budur, ne koysam hangi renk elde ederim diye, biraz da cesaretle başladım saçlarımı boyamaya. Hangisinden ne sonuç aldım başlıyorum şimdi anlatmaya.
Kuaförde saçlarıma bej rengini anlattıktan sonra saçlarımın çok az ucunda olsun diye de tembihlemiştim. Ammavelakin kuaför sözlüğünde uç kavramı falan yok. Bilmiyorlar UÇ nedir. UÇ, UÇ, UÇ... ne nee derken hah yarısı olsa gerek diye karar kılıp sonra da saçlarının kesimi çok kötü yakında kestiririsin diye düşündüm daha yukarıdan yaptım demez mi saçımın yarısı ombre olmuş buldum kendimi. Çok sinirlendim ama en sonunda rengini beğenmiştim sesimi çıkarmadım artık. Arkadaşlarım boyalar aktıktan sonra çıkan berbat o adını üç harfli olarak söyleyemediğim (b.k) rengini ne yapabilirdim diye düşündüm. Önce nevacolor 9,01 gri ile boyadım. Ama saçım 8-9 gibi koyu sarı tonlarındaydı ki hiç bi etkisi olmadı daha açık olması gerekiyormuş, anladım! Baktım olmuyor ben de açayım evde belki yakmam dedim saçlarımı. Hemen kardeşimi çağırdım. Hayatında hiç boya fırçası tutmamış birine oryali (toz açıcı nevablond) verdim veeeeeeeee sonuç tahmin etmeyeceğiniz gibi mükemmel. Şaşırdınız di mi çok kötü olacak sandınız. Kardeşim o kadar güzel açtı ki saçlarımı (yine ombre ama daha yüksekten ve daha açık renk). Üstüne de yine nevacolor  11,10 küllü platin tonlarında boyattırdım (kendim boyayamıyorum kardeşime boyattım. Teorik süper pratik sıfırım çünkü). İki acemi harika bir iş çıkarmıştık. 
Buradan iki sonuç çıkardım arkadaşlar
1. Eğer bir kız kardeşiniz ve cesaretiniz varsa kuföre kucakla para dökmenize gerek yokmuş, pek ala evde yanmadan saç açılabilirmiş.
2. Bir boyaya dünyanın parasını vermeye hiç gerek yokmuş, mis gibi küllü platin nevacolorla yapılabilirmiş. Belki diğer uygun fiyatlı boyalarla da aynı sonuç elde edilebilir, deneyenler paylaşırsa onları da deneriz. 
Arkadaşlar saç boya konusunda gerçekten pahalı boyalara gerek yok. Tanıdıklarım 30 tl ye alıp boyuyor ben sadece 5 tl ye. onarın üstüne 6 kere daha boyarım hatta 1 kere kuaföre gidip 250 verene kadar 50 kere nevacolorla boyarım. bir yıl 52 hafta olduğuna göre ben de iki haftada bir ki çok sık bu 2 yılda 50 kere boyamış olurum anca bir kuaför parası vermiş olurum.siz ayda bir de boyayabilirsiniz( ama ben çok sıkılıyorum)  hele o zaman 4 yılda toplam bir kere kuaföre vereceğiniz parayı verirsiniz a dostlar varın siz düşünün kazancınızı kaybınızı.








1. resim kuaförünki, ikinci resim kardeşimin yaptığı nevablond oryalle açma + nevacolor 11,10 küllü platin tüp boya , üçüncü resim küllü platin üstüne garnier 7.0 yoğun kumral setli + koleston 9.0 sarı tüp boya. Yalnız son fotoğraftaki biraz küllü oldu çünkü altında harika bir küllü platin renk vardı. Küllü kumral elde etmek isteyenler için iyi bir çözüm olabilir.
üstelik bu boyaların tamamı 5-7 tl arası. miisssssss
DEVAMI BİR SONRAKİNDE ÇOK UZUN OLDU BU YAZI.....
Devamını oku »

5 Nisan 2017 Çarşamba


Merhabalar Sevgili Güzellik Tutkunları
Bloğumun ilk yazısını hayatımda çok güzel başlangıçlara yol açan kendi çektiğim bir fotoğraf ile başlamak istiyorum. Bu fotoğraftaki elmayı afganistanda toplu yemek yenen bir yerde, kimsenin beğenip almadığı, diğerlerinden daha küçük etrafı çamura bulanmış halde bulmuştum. Demek istediğim şudur ki hepimiz doğal halimizle bu elmanın çamurlu hali gibiyiz; kimse farketmez, beğenmez ama güzelizdir aslında. biraz tortuları üflemek, azıcık parlatmakla saf güzelliğimiz ışıldamaya başlayacaktır.
Bu bloğu açmaktaki amacım tamamen kendi paramla aldığım herkesin her yerde bulabileceği makyaj ürünlerini tanıtmak. Yok efendim firmaların güzel şeyler yazma karşılığında abartılı kalite kokan cümlelerine burada yer yok. Günlük hayatta gayet sade (tamam tamam paspal) olan ben özel günlerde ve anlarda elimden geldiğince bakım ve makyaj yapmaya dikkat ederim. Yeni ve pratik şeyler denemeye bayılırım ve bunu çok küçük bütçelerle yaparım. Yenilikleri çok sık denemem eşim tarafından bazen eleştirilse de değişimler beni çok mutlu ediyor. Fotoğrafları ve tanıtımları da peyderpey yapmaya çalışacağım.
Devamını oku »